|
1.YASAL DAYANAKLAR
TDP çalışmalarına dayanak oluşturan yasal
düzenlemeler, düzenlendiği mevzuatın başlıklarına uygun olarak
aşağıda sıralanmıştır:
1.1. Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasası
TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken 1982
Anayasası hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Devletin
Temel Amaç ve Görevleri
Madde 5 - Devletin temel amaç ve görevleri, Türk
milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini,
Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah,
huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette
sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın
maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları
hazırlamaya çalışmaktır.
Kanun Önünde Eşitlik
Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,
siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle
ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek fıkra: 07.05.2004 – 5170 S.K./1.mad)
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin
yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya
sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket
etmek zorundadırlar.
Temel Hak ve Hürriyetlerin Niteliği
Madde 12 - Herkes, kişiliğine bağlı,
dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere
sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin
topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını
da ihtiva eder.
Kişinin Dokunulmazlığı, Maddi ve Manevi
Varlığı
Madde 17/1 - Herkes, yaşama, maddi ve
manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Kişi Hürriyeti ve Güvenliği
Madde 19/1 - Herkes, kişi hürriyeti ve
güvenliğine sahiptir.
Dernek Kurma Hürriyeti
Madde 33 - (Değişik madde: 03.10.2001 –
4709 S.K./12. md.)
Herkes, önceden izin almaksızın dernek
kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine
sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve
dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, milli
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle
ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde
hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir.
Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun
devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede
sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmi dört saat içinde
görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten
kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve
kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde
Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel
değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili
olarak da uygulanır.
Ailenin Korunması
Madde 41 - Aile, Türk toplumunun
temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile
özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,
teşkilatı kurar.
Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti
Madde 48 - Herkes, dilediği alanda
çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak
serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin milli
ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik
ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.
Çalışma Hakkı ve Ödevi
Madde 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve
ödevidir.
(Değişik fıkra: 03.10.2001 – 4709
S.K./19. md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,
çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak,
çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir
ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri
alır.
(Mülga fıkra: 03.10.2001 – 4709 S.K./19.
md.)
Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması
Madde 56 - Herkes, sağlıklı ve dengeli
bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını
korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların
ödevidir.
Gençliğin Korunması
Madde 58 - Devlet, istiklal ve
Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında,
Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen
görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden,
uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü
alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.
İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzelkişiliği
Madde 123 - İdare, kuruluş ve
görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden
yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya
kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.
Mahalli İdareler
Madde 127 - Mahalli idareler; il,
belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak
üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene
kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu
tüzelkişileridir.
Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri
ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla
düzenlenir.
Merkezi İdare
Madde 126 - Türkiye, merkezi idare
kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu
hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli
bölümlere ayrılır.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme
usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.
KAMU HİZMETİ
GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ HÜKÜMLER
Genel İlkeler
Madde 128 - Devletin, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına
göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği
asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle
görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin
nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla
düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme
usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.
Görev ve Sorumlulukları, Disiplin
Kovuşturulmasında Güvence
Madde 129 - Memurlar ve diğer kamu
görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla
yükümlüdürler.
Kanunsuz Emir
Madde 137 - Kamu hizmetlerinde herhangi
bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri,
yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse,
yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü
emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine
getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir
suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan
kurtulamaz.
Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele
hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla
gösterilen istisnalar saklıdır.
1.2. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu
TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken PVSK
hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Madde 1 - Polis, asayişi amme, şahıs,
tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur. Halkın ırz, can ve
malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin eder.
Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan
çocuk, alil ve acizlere muavenet eder. Kanun ve nizamnamelerinin
kendisine verdiği vazifeleri yapar.
Madde 2 - ( Değişik madde: 16.07.1965 –
694/2 md.)
Polisin genel emniyetle ilgili görevleri
iki kısımdır.
A) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere,
Hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmayan hareketlerin
işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak,
B) İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri
yapmak,
Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin
sağlanmasından sorumlu olan polis; amirinden aldığı emri, kanun,
tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve
bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak, amir emrinde ısrar eder
ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, emir yerine getirilir. Bu
halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden
emir hiçbir suretle yerine getirilmez. Yerine getirenler
sorumluluktan kurtulamaz.
Aşağıda yazılı hallerde:
I - Can, ırz veya mal emniyetini korumak
için,
II- Devletin şahsiyetine karşı işlenen
cürümlerin faillerini yakalamak veya delillerini tespit etmek için,
III- Devlet kuvvetleri aleyhine, yalnız
veya toplu olarak taarruz veya mukavemette bulunanları yakalamak
veya bunların taarruz veya mukavemetlerini def etmek için,
IV - Hükümete karşı, şiddet kullanan veya
gösteren veya mukavemet edenlerin yakalanması, taarruz veya
mukavemet edenlerin def edilmesi için,
V-Zabıtaca muhafaza altına alınan
şahıslara, bina veya tesislere, meskûn veya gayri meskûn yerlere
vaki olacak münferit veya toplu tecavüzleri def etmek için,
VI - Ağır cezalı bir suçun sanığı olarak
yakalandıktan sonra zabıta kuvvetlerinin elinden kaçmakta olan
şahısların yakalanması için,
VII - İşlenmekte olan bir suçun
işlenmesine veya devamına mani olmak için,
VIII - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile
diğer kanunlarda, zabıta tarafından suç delillerinin tespiti veya
suç faillerinin yakalanması maksadıyla yapılacak aramalar için,
IX - Kanunsuz toplantı veya kanunsuz
yürüyüşleri dağıtmak veya suçlularını yakalamak için,
X - Yangın, su baskını, yer sarsıntısı
gibi afetlerde olay yerinde görevlilerce alınması gereken tedbirler
için,
XI - Umuma açık yerlerde yapılan her
türlü toplantı veya yürüyüşlerde veya törenlerde bozulan düzeni
sağlamak için,
XII - Herhangi bir sebeple tıkanmış olan
yolların trafiğe açılması için,
XIII - Yukarıdaki maddeler dışında diğer
kanunlarda istisnai olarak zabıtanın sözlü emirle yapmaya mecbur
tutulduğu haller için, Yetkili amir tarafından verilecek sözlü
emirler derhal yerine getirilir. Bu emirlerin yazılı olarak
verilmesi istenilemez
Madde 11 - (Değişik madde: 16.06.1985 –
3233/3 md.) Polis;
A) Genel ahlak ve edep kurallarına aykırı
olarak; utanç verici ve toplum düzeni bakımından tasvip edilmeyen
tavır ve davranışta bulunanlar ile bu nitelikte söz, şarkı, müzik
veya benzeri gösteri yapanları,
B) Çocuklar, kız ve kadınlar ile genç
erkeklere sözle veya herhangi bir şekilde sarkıntılık edenleri, kötü
alışkanlıklara ve her türlü ahlaksızlığa yönelten ve teşvik
edenleri,
C) (Değişik bent: 03.08.2002 – 4771
S.K./10. md.) Genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü sesli
ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üreten
ve satanları,
(Mülga fıkra: 03.08.2002 – 4771 S.K./12.
md.)
Madde 12 - (Değişik madde: 03.08.2002 –
4771 S.K./10. md.) Kanuni istisnalar saklı kalmak üzere, eğlence,
oyun, içki ve benzeri amaçlı umuma açık ve açılması izne bağlı
yerlerde ons ekiz yaşından küçükler çalıştırılamaz.
Polis bar, pavyon, gazino, meyhane gibi
içkili yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan benzeri yerlere
yanlarında veli ve vasileri olsa bile ons ekiz yaşını doldurmamış
küçüklerin girmesini meneder.
Bu madde hükümlerine aykırı hareket
edenler hakkında 17 inci, işyerleri hakkında da 6 inci madde
hükümlerine göre işlem yapılır.
Madde 14 - Şehir ve kasabalarda gerek mesken
içinde ve gerek dışında saat 24 ten sonra her ne suretle olursa
olsun civar halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü
yapanlar polisçe men olunur. Bu yasağı dinlemeyenler hakkında Ceza
Kanununun 546 ncı maddesine göre takibat yapılır.
Zabıtadan izin alınarak yapılacak düğün ve
müsamere ve balolar bu kayıttan müstesnadır.
Madde 19 - Polis; sokak, meydan ve umuma mahsus
yerlerde intizamı temin ve Seyrüsefer Talimatnamesindeki vasıflara
uygun olmayan nakil vasıtalarını işletmekten ve bu vasıtaları sarhoş
olarak veya seyrüseferin intizam ve selametini bozacak surette idare
edenleri çalışmaktan men eder.
Madde 20 - (Değişik madde: 26.06.1973 –
1775/4 md.) Zabıta, imdat istenmesi veya yangın, su baskını ve
boğulma gibi büyük tehlikelerin haber verilmesi veya görülmesi
halleri ile ağır cezalı bir suçun işlenmesine veya yapılmakta devam
olunmasına mani olmak için konutlara, iş yerlerine ve eklentilerine
girebilir.
Zabıta aşağıda yazılı hallerde
üniversite, bağımsız fakülte veya üniversiteye bağlı kurumların
binalarına veya bunların eklerine girebilir.
A) Üniversite binaları veya ekleri
içinde, kurumun imkânlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların
çıkması ihtimali karşısında rektör, acele hallerde de dekan veya
bağlı kuruluş yetkililerinin zabıtadan yardım talep etmeleri
halinde,
B) Herhangi bir davet veya izne bağlı
olmaksızın suç ve suçluların kovuşturulması için her zaman,
Fıkranın (A) bendinde gösterilen hallerde
talep derhal yerine getirilir, (...)
İlgili kurumlar kovuşturma dolayısıyla
zabıta kuvvetlerine gereken her türlü yardım ve kolaylığı
göstermekle yükümlüdürler.
Madde 23 - Umumi ve hususi kanunlarla polise
verilen ve bu kanunda yazılı bulunmayan vazife ve salahiyetlerin
hükümleri bakidir.
Bu hallerde emrin yerine getirilmesinden
doğabilecek sorumluluk emri verene aittir.
1.3. 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanunu
TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken ETK
hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Madde 1 - Memleketin umumi emniyet ve
asayiş işlerinden Dâhiliye Vekili mesuldür. Dâhiliye Vekili bu
işleri, kendi kanunları dairesinde hareket eden Emniyet Umum
Müdürlüğü ile Umum Jandarma Komutanlığı ve icabında diğer bütün
zabıta teşkilatı vasıtasıyla ifa ve lüzum halinde İcra Vekilleri
Heyeti kararıyla ordu kuvvetlerinden istifade eder.
Merkez, Taşra ve Yurt Dışı Teşkilatı
Madde 16 - (Değişik madde: 26.08.1988 -
KHK 341/1 md; Değiştirilerek kabul: 12.01.1989 – 3518/1 md.)
Emniyet Genel Müdürlüğü, merkez, taşra ve
yurt dışı teşkilatından oluşur.
A) Merkez teşkilatı;
a) Teftiş Kurulu Başkanlığı,
b) Hukuk Müşavirliği,
c) Daire Başkanlıklarından,
Meydana gelir.
Daire başkanlıkları, ihtiyaca göre
kurulan en az üç şube müdürlüğü veya koruma müdürlüğünden, şube
müdürlükleri veya koruma müdürlükleri en az üç büro amirliğinden
meydana gelir.
B) Taşra teşkilatı;
İllerde il emniyet müdürlükleri,
ilçelerde ilçe emniyet müdürlükleri veya ilçe emniyet amirlikleri
ile güvenlik hizmetlerine ilişkin diğer birimlerden oluşur.
İçişleri Bakanlığının uygun göreceği
yerleşim alanlarında, polis teşkilatı birimi kurulabilir.
C) Yurt dışı teşkilatı;
İçişleri Bakanlığı, Kamu Kurum ve
Kuruluşlarının Yurt Dışı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
esaslarına uygun olarak yurt dışı teşkilatı kurmaya yetkilidir.
Emniyet teşkilatı birimlerinin görev,
yetki ve sorumlulukları ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
1.4. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu
TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken İl
İdaresi Kanunu hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Madde 4/1 - İl genel idaresinin başı ve
mercii validir. Bakanlıkların kuruluş kanunlarına göre illerde
lüzumu kadar teşkilat bulunur. Bu teşkilatın her birinin başında
bulunanlar il idare şube başkanlarıdır. Bunların emri altında
çalışanlar ilin ikinci derecede memurlarıdır. Bu teşkilat valinin
emri altındadır.
Madde 9/1–9/1-A - Vali, ilde Devletin ve
Hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların
idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır.
Bu sıfatla:
A) Valiler, ilin genel idaresinden her
Bakana karşı ayrı ayrı sorumludur. Bakanlar, Bakanlıklarına ait
işleri için valilere re''sen emir ve talimat verirler. Bakanlar,
valiler hakkında Bakanlar Kuruluna taltif ve tecziye teklifinde
bulunabilirler.
Madde 11/A-B-C - A) Vali, il sınırları
içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının
amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak
için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel
kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları
vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle
yükümlüdür.
B) Memleketin sınır ve kıyı emniyetini ve
sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün işleri, yürürlükte bulunan
hükümlere göre sağlar ve yürütür.
C) İl sınırları içinde huzur ve
güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin,
kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev
ve görevlerindendir.
Bunları sağlamak için vali gereken karar
ve tedbirleri alır. Bu hususta alınan ve ilan olunan karar ve
tedbirlere uymayanlar hakkında 66 ncı madde hükmü uygulanır.
Madde 27 - İlçe genel idaresinin başı ve
mercii kaymakamdır.
Kaymakam, ilçede Hükümetin temsilcisidir.
İlçenin genel idaresinden kaymakam sorumludur. Bakanlıkların kuruluş
kanunlarına göre ilçede lüzumu kadar teşkilatı bulunur. Bu teşkilat
(Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri teşkilat
hariç) kaymakamın emri altındadır.
Madde 28 - İlçedeki genel idare
teşkilatının başında bulunanlar ilçe idare şube başkanlarıdır.
Bunların emri altında çalışanlar ilçenin ikinci derecede
memurlarıdır.
Kaymakamların Hukuki Durumları, Görev ve
Yetkileri
Madde 31/A-B - A) Kaymakam, kanun, tüzük
yönetmelik ve Hükümet kararlarının neşir ve ilanını, uygulanmasını
sağlar ve bunların verdiği yetkileri kullanır ve ödevleri yerine
getirir. Kaymakam, valinin talimat ve emirlerini yürütmekle
ödevlidir;
B) Valiler, ilçeye ait bütün işleri
doğrudan doğruya kaymakama yazarlar. Kaymakamlar da ilçenin işleri
hakkında bağlı bulundukları valilerle muhaberede bulunurlar. Ancak
olağanüstü hallerde kaymakamlar İçişleri Bakanlığı ve diğer
Bakanlıklarla muhabere edebilirler ve bu muhaberelerden valiye bilgi
verirler;
Madde 32/A-B-C-Ç-D - A) Kaymakam, ilçe
sınırları içinde bulunan genel ve özel kolluk kuvvet ve teşkilatının
amiridir;
B) Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve
güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin
genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder. Kanun, tüzük,
yönetmelik ve Hükümet kararları hükümlerinin yürütülmesi için
emirler verir. Bu teşkilat amir ve memurları kaymakam tarafından
verilen emirleri derhal yerine getirmekle ödevlidir;
C) Kaymakam, memleketin sınır ve kıyı
emniyetiyle ilgili bütün işleri yürürlükte bulunan hükümlere göre
sağlar ve yürütür;
Ç) İlçe sınırları içinde huzur ve
güvenliğin, kişi dokunulmazlığının tasarrufa müteallik emniyetin,
kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi kaymakamın
ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için kaymakam gereken
karar ve tedbirleri alır;
Bu hususta alınan ve ilan edilen karar ve
tedbirlere uymayanlar hakkında 66’ncı madde hükmü uygulanır;
D) Kaymakam, valinin tasvibiyle ilçe
genel ve özel kolluk kuvvetleri mensuplarının geçici veya sürekli
olarak yerlerini değiştirebilir;
1.5. 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun
TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken
Ailenin Korunmasına Dair Kanun hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Madde 1 - Türk Kanunu Medenisinde öngörülen
tedbirlerden ayrı olarak, eşlerden birinin veya çocukların veya aynı
çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden birinin aile içi
şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının
bildirmesi halinde, Aile Mahkemesi Hâkimi re''sen meselenin
mahiyetini göz önünde bulundurarak aşağıda sayılan tedbirlerden bir
ya da bir kaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başkaca
tedbirlere de hükmedebilir:
Kusurlu eşin;
a) Diğer eşe veya çocuklara veya aynı
çatı altında yaşayan diğer aile bireylerine karşı şiddete veya
korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması,
b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu
evin diğer eşe ve varsa çocuklara tahsisi ile diğer eş ve çocukların
oturmakta olduğu eve veya iş yerlerine yaklaşmaması,
c) Diğer eşin, çocukların veya aynı çatı
altında yaşayan diğer aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,
d) Diğer eşi, çocukları veya aynı çatı
altında yaşan aile bireylerini iletişim vasıtalarıyla rahatsız
etmemesi,
e) Varsa silah ve benzeri araçlarını
zabıtaya teslim etmesi,
f) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir
madde kullanılmış olarak ortak konuta gelmemesi veya ortak konutta
bu maddeleri kullanmaması.
Yukarıdaki hükümlerin tatbiki maksadıyla
öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere
aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti cezaya
hükmedileceği hususu kusurlu eşe ihtar olunur.
Hâkim bu konuda mağdurların yaşam
düzeylerini göz önünde bulundurarak tedbir nafakasına hükmeder.
Birinci fıkra hükmüne göre yapılan
başvurular harca tabi değildir.
Madde 2 - Koruma kararının bir örneği
mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi olunur. Cumhuriyet
Başsavcılığı koruma kararının uygulanmasını zabıta marifetiyle
izler.
Koruma kararına uyulmaması halinde
zabıta, mağdurların şikâyet dilekçesi vermesine gerek kalmadan
re''sen soruşturma yaparak evrakı en kısa zamanda Cumhuriyet
Başsavcılığına intikal ettirir.
Cumhuriyet başsavcılığı koruma kararına
uymayan eş hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Bu
davanın duruşması yer ve zaman kaybına bakılmaksızın 3005 sayılı
Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Fiili başka bir suç oluştursa bile,
koruma kararına aykırı davranan eşe ayrıca üç aydan altı aya kadar
hapis cezası hükmolunur.
1.6. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken
Çocuk Koruma Kanunu hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Kuruma Başvuru
Madde 6 - (1) Adlî ve idarî merciler,
kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları, sivil toplum
kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Çocuk ile çocuğun
bakımından sorumlu kimseler çocuğun korunma altına alınması amacıyla
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna başvurabilir.
(2) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu kendisine bildirilen olaylarla ilgili olarak gerekli
araştırmayı derhâl yapar.
Kolluğun Çocuk Birimi
Madde 31 - (1) Çocuklarla ilgili kolluk
görevi, öncelikle kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine
getirilir.
(2) Kolluğun çocuk birimi, korunma
ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında işleme
başlandığında durumu, çocuğun veli veya vasisine veya çocuğun
bakımını üstlenen kimseye, baroya ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumuna, çocuk resmî bir kurumda kalıyorsa ayrıca kurum
temsilcisine bildirir. Ancak, çocuğu suça azmettirdiğinden veya
istismar ettiğinden şüphelenilen yakınlarına bilgi verilmez.
(3) Çocuk, kollukta bulunduğu sırada
yanında yakınlarından birinin bulunmasına imkân sağlanır.
(4) Kolluğun çocuk birimlerindeki
personeline, kendi kurumları tarafından çocuk hukuku, çocuk
suçluluğunun önlenmesi, çocuk gelişimi ve psikolojisi, sosyal hizmet
gibi konularda eğitim verilir.
(5) Çocuğun korunma ihtiyacı içinde
bulunduğunun bildirimi ya da tespiti veya hakkında acil korunma
kararı almak için beklemenin, çocuğun yararına aykırı olacağını
gösteren nedenlerin varlığı hâlinde kolluğun çocuk birimi, durumun
gerektirdiği önlemleri almak suretiyle çocuğun güvenliğini sağlar ve
mümkün olan en kısa sürede Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumuna teslim eder.
Kurumlar
Madde 45 - (1) Bu Kanunun 5 inci
Maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerden;
a) (a) ve (e) bentlerinde yazılı
danışmanlık ve barınma tedbirleri Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve yerel yönetimler,
b) (b) bendinde yazılı eğitim tedbiri
Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,
c) (c) bendinde yazılı bakım tedbiri
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu,
d) (d) bendinde yazılı sağlık tedbiri
Sağlık Bakanlığı,
Tarafından yerine getirilir.
(2) Bakım ve barınma tedbirlerinin yerine
getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan kolluk hizmetlerinin yerine
getirilmesi, çocukların rehabilitasyonu, eğitimi ve diğer
bakanlıkların görev alanına giren diğer hususlarla ilgili olarak
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yapılan her
türlü yardım ve destek talepleri Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, ilgili diğer bakanlıklar ile kamu kurum
ve kuruluşları tarafından geciktirilmeksizin yerine getirilir.
(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde
kurumların koordinasyonu Adalet Bakanlığınca sağlanır.
1.7. Polis Vazife ve Salâhiyet Tüzüğü
TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken PVST
hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Madde 1 - Asayiş, amme, şahıs, tasarruf
emniyetini ve mesken masuniyetini korumak ve halkın ırz ve can ve
malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin etmekle mükellef olan
polis; bunlara her hangi bir suretle vuku bulacak taarruz, tecavüz
ve sarkıntılığı menetmeğe ve mütecasirlerini yakalamağa ve
haklarında kanunen yapılması lazım gelen muameleye başlamağa
mecburdur.
Polisin umumi emniyete müteallik inzibati vazifeleri iki
kısımdır:
A - Kanunlara ve nizamnamelere ve Hükümet emirlerine ve amme
nizamına uygun olmayan hareketlerin işlenmesinden evvel önünü almağa
çalışmak,
B - işlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı vazifeleri
yapmak.
Madde 2 - Polis, aşağıda yazılı olan ve buna benzeyen
hallerde halka yardım
eder:
A) Yolda hastalanarak veya bir kaza ve sair bir arızaya
duçar olarak düşüp kalan ve yerine gitmeğe muktedir olamayan
kimseleri münasip nakliye vasıtalarıyla oturdukları yere göndermeğe
ve acele tedaviye muhtaç olanları mevcut olan yerlerde ilk tıbbi
yardım ve imdat merkezlerine, hastaneye veya en yakın eczaneye,
doktor muayenehanesine veya işin göstereceği ihtiyaca göre kabil
muayenehanelerine ve emsali müesseselere götürerek tedavi ettirmeğe
ve bu gibi hallerde acele olarak en yakın ailelerine haber vermeğe
ve görülecek lüzum üzerine beraberinde gitmeğe veyahut yanlarına
birer memur terfik etmeğe çalışır.
Bunlardan başka çocuk doğurmak gibi müstacel haller
sebebiyle vuku bulacak talepleri ve zaruretleri derhal nazarı
dikkate alarak en yakın yerlerde bulunan doktor, kabile ve diğer
lüzum görülen vasıtaları tedarik ve temin eder.
B) Polis, bir yerde vapur; şimendifer gibi nakil
vasıtalarına yetişememek veyahut bu vasıtaların hareket edememesi
yüzünden yolundan geri kalan ve gideceği yeri olmayan ve bunu
tedarikten aciz bulunan kimseleri münasip mahallerde barındırmak
çarelerine tevessül
eder.
C) Polis, sokaklarda dolaşan ve oturduğu yeri haber
vermekten aciz bulunan kimseleri ve çocuklarla acizlerin kanuni
mümessillerini tahkik ederek kendilerine tevdi eder. Kanuni
mümessilleri bulunmadığı takdirde buluncaya kadar teşkilatı olan
mahallerde içtimai muavenet müesseselerine veya mahalli belediyesine
teslim
eder.
Ç) Yukarıdaki fıkrada yazılı çocuklarla acizlerin kanuni
mümessilleri bulunup bunları tesellümden imtina ederse keyfiyet
zabıt varakasıyla tespit edilir ve haklarında kanuni takibat
yapılır. Bu gibi hallerde muhakeme neticesine kadar bunlar "C"
fıkrasında gösterilen yerlerde ibate ve iaşe olunurlar.
D) Polis, şurada burada serseri gibi dolaşan ve kimsesiz
oldukları tahakkuk eden çocukları ve çalışmağa kudreti olmayan
acizleri "C" fıkrasında yazılı yerlere sevk ve teslim
eder.
E) Polis, bir yer veya yol sormak için müracaat edenlere
lazım gelen malumatı verir ve yolculara nakil vasıtası tedarikinde
yardım eder.
Madde 14 - Halkın rahatını bozacak ve rezalet sayılacak
surette sarhoş olduklarından, sarhoşluk halinde başkalarına tecavüz
ettiklerinden ve mutlak surette ammenin istirahatını bozduklarından
dolayı polisin yakalayacağı şahıslar üzerleri aranılarak zuhur
edecek para, evrak ve kıymetli eşya ile üzerinde kalması caiz
olmayan eşyası tespit ve sarhoşlukları resmi bir doktor rapor ile
tevsik ettirildikten sonra tanzim olunacak bir zabıt varakasıyla
vakit geçirmeden cihet adliyeye tevdi
olunurlar.
Madde 15 - Gürültü veya velvele ile mutat hilafı olarak çan
ve aleti saire çalarak yahut kanun ve nizam ahkamına muhalif surette
gürültülü meslek ve sanat icra eyleyerek halkın huzur ve rahatını
ihlal etmek yasaktır. Şehir ve kasabalarda gerek mesken içinde gerek
dışında saat yirmi dörtten sonra her ne suretle olursa olsun civar
halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar polisçe
men olunur. Bu yasağı dinlemeyenler hakkında kanuni takibata esas
olmak üzere bir zabıt varakası tanzim edilerek merciine
verilir.
Zabıtadan izin alınarak yapılacak düğün ve müsamere ve
balolar bu kayıttan
müstesnadır.
Madde 21- Polis sokak, meydan ve umuma mahsus yerlerde
intizamı temin ve Seyrüsefer Talimatnamesindeki vasıflara uygun
olmayan nakil vasıtalarını işletmekten ve bu vasıtaları sarhoş
olarak veya seyrüseferin intizam ve selametini bozacak surette idare
edenleri çalışmaktan menetmekle beraber haklarında derhal zabıt
varakası tanzim eder ve mevzuat hükümlerine göre takibat yapılmak
üzere salahiyetli mercilere verir. Ancak nakil vasıtasının o andaki
hal ve vazıyeti bir ehlihibre rapor ile ve sevk ve idare edenin
sarhoş olması halinde sarhoşluğu resmi doktor rapor ile tevsik
edilerek bu raporlar tutulacak zabıt varakasına
iliştirilir.
Madde 22 - İstimdat veya yangın, su baskını, boğulma gibi
büyük tehlikelerin haber verilmesi veya görülmesi halinde veya
cezayı müstelzim bir suçun işlenmesine veya yapılmakta devam
olunmasına mani olmak için polisin eve girmesi hallerinde ne
maksatla girildiği ve hadisenin mahiyeti ve neticesi hakkında bir
zabıt varakası tanzim olunarak salahiyetli mercie
verilir.
Madde 24 - Polis kuduz veya kuduz olduğunda şüphe edilen
hayvanlar tarafından ısırılan kimseleri veyahut daha evvelce
ısırılıp da kendilerinde kuduz alaimi meydana çıkmış olan şahısları
vakit geçirmeden en yakın olan sıhhat makamına veya belediyeye haber
verirler. Kudurmuş olan kimselerin mahalli sıhhat makamınca
tecritleri esnasında başkalarına saldırmalarından korkulur ve bu
makamlarca lüzum gösterilirse bunların polis mıntıkası dâhilinde bir
yerden bir yere nakillerinde ve tecritlerinde bu işlerin
tehlikesizce yapılmasına polis yardım eder.
Bu kabil hayvanlara rastlayan polis mümkün olduğu takdirde
bunları tecrit ederek mazarratlarını def ile belediyeyi haberdar
eder ve mazarratlarını bu suretle def''e imkân görülmeyen hallerde
itlaf eyler.
Sevklerine lüzum görülen delilerin başkalarına saldırmaları
ihtimali mevcut ise bu takdirde sevk işinden mesul olmamak ve yalnız
saldırmaya mani olmak üzere sevk işi polis refakatinde yapılır.
|